aşk..

aşk …

kimsesiz zamanlarında sana uzanan geçici bir el

öyle sıkı tutarsın ki

o çaresizlikte o yalnızlıkta

bütün hücrelerini kaplar apansızca

ve birgün

sen ayağa kalkınca

bırakır elini gider…

kuytu köşenden çıkartır

ve giderken yeniden kuytulara atar

aşk diye bişey yok…

sadece sen varsın..

tek başına…

bak ellerim burada…

Sen yoktun, geceyi bin yıldıza bölerdim. Uykuyu kendime haram ederdim. Yorgun sabahlara güneşsiz yarınlara uyanırdı her gün yüreğm. Kime sorsam bilmezdi seni. Öfkem onlara değil kendimeydi hep. Ağlamaksa, içe akıtılan gözyaşı, kimse görmezdi…

Her yağmur yağışında bu kentte, damla damla düşerdi özlem. Islanmak değildi beni korkutan, o damlalarda boğulmaktı. Yokluğun beni boğardı. Öyle zorki dayanmak, sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmeyecek bir düğüm atardı. Sıkılırdım, bunalırdım da, isyan bile edemezdim, sesim çıkmazdı.
Beni umursar mıydın, böylesine acı çekmemi anlar mıydın bilmiyorum? Yoktun çünkü, olsaydın ben böylesine acı çekmezdim ki… Olsaydın, özlemek denen şeyin bu kadar zor olduğunu bilmezdim ki…

Sahi nasıl gitmiştin sen? Niye gitmiştin? Yıldızlara yazdığımız sevda bitmiş miydi? Kimdi seni çağıran yanına? Bir bulsam cevaplarını bu soruların… Çaresizlik diye bir şey varmış hayatta ve ben bunu yeni öğreniyorum.
Bazen kendimle savaşıyorum, seni sevmekten kurtulmalıyım diye. Öylesine karmaşık bir denklem ki bu…

Seni sevmekten kurtulamazsam, benliğimi yitireceğim. Ben, ben olmaktan çıkacağım biliyorum. Kurtulmayı başarırsam bu kez yüreğimdeki boşluğu nasıl dolduracağım peki?

Sensizliği yaşamaya alışmaktan da korkuyorum. Sensiz olmaya alıştıktan sonra bir gün çıkıp gelsen seninle yeniden birlikte olmayı beceremem diye korkuyorum. Bir çözümü olmalı bu işin. Var biliyorum ama ben bulamıyorum.
Sevgilim gitmeseydin, en tutkulu aşkın, en koyu sevdanın, en güzel masalın kahramanı olacaktın. Ben seni sevecektim, hiç bitmeyen bir aşkla.

Hep sana bakacaktım, hiç yorulmadan. Hep sana dokunacaktım hiç bıkmadan.
Ayaktayım ve yaşıyorum. Özleme, çaresizliğe, vefasızlığa ve tek başına taşıdığım bu aşka rağmen yaşıyorum.

Geleceğe dair umudumu yitirmedim henüz. Şimdi her neredeysen başını gökyüzüne çevir ve en parlak yıldıza bak… İşte oradayım ben, seni izliyorum. Hala yüreğindeysem, hala bana dair özlem varsa içinde ve hala aşkı yaşatıyorsan içinde… Sevgilim, orada durma, bak ellerim burada…


pratik bilgiler

Şehriyeleri soğuk suya veya yemeğe atmayın. Tencerenin dibine yapışıp, hamur olurlar.
Tavuk eti satın alırken etini sıkı, derisinin gergin olmasına dikkat edin.
Sebze yemeklerini pişirirken tencerenin kapağını kapalı tutmaya özen gösterin.
Yeşil sebzeleri mümkün olduğunca elinizle doğrayın. Yeşil sebzelerde bulunan “C” vitamini bıçak ile doğradığınızda çok çabuk kaybolur.
Kabuklu aldığınız bademin kabuklarını soymak için küçük bir kaseye koyup, üzerine sıcak su ilave edin, 15 dakika beklettikten sonra kabuklarını soyun.
Kabuğu soyulmuş bademi fırın tepsisine koyup, önceden 185 derecede ısıtılmış fırında hiç yağ eklemeden kavurabilirsiniz.
Read the rest of this entry »